Bir Kadın Üç Şair

15 Mart 1941 yılında, güneşli bir bahar günü doğmuş Tomris Hanım. Hukukçu Celile Hanım ve yazar Ali Fuad Gedik’in biricik kızlarımız kendisi. Babası bahar gibiydi gelişi diye anlatırmış doğumunu.

1952 yılında Taksim Yen’i Kolej’de başlayan ilkokul eğitimi, İngiliz Kız ortaokulunda ve ardından şimdiki adı Robert Kolej olan Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ile devam etmiş. 1963 yılında ise İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’nü 1963 yılında tamamladıktan sonra yazarlık hayatı başlamış. 

Cemal Süreyya ve ilk eşi Ülkü Tamer ile birlikte Papirüs dergisini kurmuşlar önce. Bir ara Boğaziçi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat dersleri vermiş. Öykü, deneme, eleştiri, günlük ve çevirileri Varlık, Dost, Papirüs, Yen’i Dergi, Soyut, Gergedan, Argos, Adam Öykü gibi belli başlı dergilerde yayımlanmış. Klasik öyküyü bir kenara bırakıp şiirsel bir dille yaklaşmış değerli öykülerine. Kendine özgü akıcı dili, iç sesiyle içselleştirdiği betimlemeleri, ayrıntılarla güçlendirdiği anılarla yine kendine has bir öykü dünyası kurmuş sanki. Her kadının eline geçtiğinde bir çırpıda okuyabileceği, kendine dersler çıkarabileceği öyküleri olmuş. Modern tekniği, ustaca kullandığı dili, inceden inceye sızlatan anlatışı onu bambaşka, etkileyici bir Türk öykücüsü haline getirmiş. “Yürekte Bukağı” ile 1979 yılında, “Yaza Yolculuk” ile 1986 yılında Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağı’na değer bulmuşlar onu. Öyküde “yoğunluk, samimiyet, içtenlik ve sahicilik” olması gerektiğine inanmış. Hep yüreklere seslenmiş, umut olmak istermişcesine. 

Başarılı olduğu kadar güzelmiş de Tomris Hanım. İlk evliliğini kader ortağım dediği Ülkü Tamer ile gerçekleştirmiş. Aşkları kolej yıllarında yeşermiş. Mutlularmış da zaten. Ta ki o hüzün dolu kazaya kadar. Kızları Eylül bir kaza sonucunda sütten boğulduğunda son bulmuş onların aşkları da. Sonra da satır aralarına saklamış kendini. Kendini hiç önemsemezmiş gibi sergilediği tavrı, net duruşuna rağmen Cemal Süreyya tarafından yakalanmış satır aralarında. Her ne kadar ilişkilerinin başladığı zamanda ikisinin de hali hazırda evli olduğu ve birbirleri için evliliklerini bitirdikleri söylense de bu sadece bir dedikodudan ötüye gidemez tabi ki. 3 yıl sürmüş aşkları. İki taraf da böylesine hatrı sayılır olunca aşkları da çok sesli olmuş. Cemal Süreyya da yazmış tabi onun için. Sadece yazmak değil en çok keyif aldığı meyhane sohbetlerinden bile vazgeçmiş onun için. Bir gün Tomris; “ Neden artık eskisi gibi arkadaşlarınla dışarı çıkıp beraber olmuyorsun?” diye sorunca Cemal Süreyya her geçen gece daha da geç gelmeye başlamış. Yine geciktiği gecelerden birinde kapının önünde Tomris’e yakalanınca oturup beklerken açıklamak durumunda kalmış. Meğerse her gece işten doğruca eve gelirmiş de sadece “geç kalmak” için beklermiş kapının önünde. Tomris Hanım buna “Şahsiyet Rötarı” adını koymuş. Ne denli büyük bir aşkmış, dil ısırtırmış herkese. 

“Ay ışığında oturduk

Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm

Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm

Soluğundan öptüm seni

Bahçede çocuklar vardı

Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda

Kasığından öptüm seni”

Türk edebiyatının en verimli aşkı olarak tanımlanan bu aşk, her ne kadar tanımlanmak kelimesi aşkın ruhuna aykırı olsa da derin şiirler yazdırmış Cemal Süreyya’ya. Yaşanmış ve bitmiş ama hiç saygıda kusur etmemişler birbirlerine ve dostlukları bir ömür sürmüş. İkisi de ne yaşandı ne bitti anlatmamış kimselere. Böylesine bir aşka ancak saygı duyulurmuş çünkü. Sonra sonra Süreya için; “ Beni bıraktı ama rahat edemedi. Ona göre bana sahip olunamazdı.” diye bahsedecekti.

“Ama senin

Daha ben olayım isterdin,

Onursuzunun senin!”

Başka bir dönemde başka bir aşka düşmüş Tomris Hanım. Üç silahşörlerden Turgut Uyar. Ömrünü de, kaderini de bağlamış Turgut Bey’e Tomris Hanım. En uzun soluklu aşkı onunla yaşamış hatta Turgut Bey’in ona olan sevgisini şu sözlerle anlatmıştır; “Bir ara ben onun dünyaya açılan penceresi olmaktan da öte bir şeydim, bir parçası gibiydim.” Buna şaşmamalı ki boşandıktan sonra yedi sene boyunca şiire küsen Turgut Beyi şiiren döndüren kadınmış Tomris Hanım. Kısa bir süre sonra da oğulları Hayri Turgut dünyaya gelmiş. Turgut Uyar’ın bu aşkı en hissettiren kültleşmiş şiiri ise şüphesiz ki:

“Bir bozuk saattir yüreğim

Hep sende durur”

Bu kocaman aşk dolu dizgin yaşanırken bir de Edip Cansever’in tutkulu ama platonik aşkı varmış tabi. Tomris Hanım Edip Bey’in can arkadaşlığından büyük bir keyif alırken, Edip Bey alevlerde yanarmış. 

“Tomris rakıyı çok severdi,

Bende onu…” 

Bu şiiri de bu aşkın itirafıymış. Öyle ki Tomris Hanım’ın her doğum gününde bir şiir yazarmış Edip Cansever. Hiçbir zaman eşiyle arasında bir aşk üçgenine dahil olamasa da ölümünden sonra Tomris Hanım; “Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana.” sözleriyle yad etmiş dostunu. 

Bir 26 Mart günü Rumelihisarı’ndaki Avcı Lokantası’nda aralarında Edip Cansever, Cemal Süreyya, Turgut Uyar ve Tomris Uyar’ın da bulunduğu bir arkadaş muhabbetinde söz ölüme gelince Turgut Uyar meyhaneciden istediği bir şişe rakının üzerine; “Bu şişeyi gelecek sene bugüne kadar saklıyoruz, 26 Mart’ta burada yine buluşup birlikte içeceğiz bu rakıyı.” diye yazıp bütün şairlere imzalatmış. Ve onun üzerine 26 Mart’ı “Ölmeme Günü” ilan etmişler. Gerçekten de her yılın 26 Mart’ında buluşmuşlar sonra ta ki Turgut Uyar’ın öldüğü 1985 yılına kadar. Ve bir sene ardından Edip Cansever de vefat etmiş, sonra Cemal Süreyya ve ardından 2003’te Tomris Uyar. 

Bazı aşklar biter, bazıları kalır. Bazıları da hep bizimle yaşarmış. Ben Tomris Hanım’dan göründüğü gibi olmayı, her gün isteyerek yaşamayı, dilediği gibi görünmeyi ve olmayı öğrenmedim sadece. Aşkı aşk yapanın sevilene koşulsuz bir yol olduğunu da öğrendim. Bazı arkadaşlıkların aşklara eşdeğer olabileceğini öğrendim. O hoşgörülü yılları yad ederek sevdiğim bir yazı hazırlamak istedim. Umarım keyifle okumuşsunuzdur siz de.

Sevgiyle,

Tules

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s