hasret

Bu gün günlerden konumuz “hasret” oldu bir şekilde. Yine bu konuya nerden geldiğimizi bile asla bilmiyoruz.

Ama bazen her birimiz insan olduğumuz için özlüyoruz. Bir günü özlüyoruz mesela. Bir anı özlüyoruz. Ve hatta bir dakikayı bile yeri geliyor özlüyoruz.

İlişkilerimize dönüp bakıyoruz bazen ve hayatına bir arkadaş olduğunu bildiğin hatıraların hepsini özlüyoruz. Bir gülüşü özlüyoruz. Tam olduğumuzu bildiğimizi özlüyoruz. Bir dokunuşu özlüyoruz.

Kelebekleri özlüyoruz. Hiç birini değil ama kimisini de özlüyoruz tabi.

Ve dönsün diyoruz madem. Şimdi dönsün. Sonra bizden başka kimsenin içimizdeki yerini bilmediği o korkunç gün geliyor aklımıza ya da günler. O dönüm noktaları. İşte o an aslında ona değil kendimize hasret olduğumuzu fark ediyoruz. Ki bu da acıların en büyüğüymüş gibi hissettirmeye yetiyor önceleri.

İnsan beyni böyle. Yerinde olmayan zamanlarda hatırlatmayı bir marifet sayıyor. Sanki bak aldığın derslere bak demenin başka bir yolu gibi. Ama olsun. Zaman içinde bir yerde, derinde en güçlü ve huzurlu ilaç. Huzurunuza ulaşmanız dileğimle.

Sevgiyle,

Tules.

1 Comment

  1. Bir Alman atasözü derki “seni öldürmeyen güçlendirir”. Yaşadığımız iyi ve kötü anıların aklımıza gelmesi onlardan ders alıp almadığımızın sağlaması için değilmi zaten? Ne zaman kendimizle içimizdeki o hayat enerjisiyle senkron olursak işte o zaman kendimize özlem ve hasretin bittiği an geldi demektir. O ana hak edenlerin ulaşması dileğiyle.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s