geceye bir yazı

Notlarımda aşkın bir işkenceye ya da ameliyata çok benzediğini yazdım sanıyorum. Ama bu düşünce en acı biçimde geliştirilebilir. İki aşık birbirlerine çok yoğun, çok tutkulu bir istek duymuş olsalar bile, ikisinden biri her zaman çok dingin ya da ötekinden daha az vurgun olacaktır. Erkekle kadından biri ya cerrahtır ya da cellat; ötekiyse hasta ya da kurbandır. Duyuyor musunuz şu iç çekişlerini, şu çığlıkları, şu hırıltıları, onursuz bir facianın peşrevlerini? Kim böyle sesler çıkarmamış, kim böyle seslerin çıkmasına amaçsızca yol açmamıştır. Titiz işkenceciler eliyle uygulanmış daha kötü bir örnek bulabilir misiniz? Bu allak bullak olmuş uyurgezer gözlerinden, bir galvaniz pilinin etkisi altındaymış gibi yerlerinden uğramış, taş kesilmiş bu kollarla bacaklardan daha korkunç, daha şaşırtıcı örnekler sarhoşluğun, ruhsal taşkınlığın, afyonun en beter sonuçlarında bile görülmemiştir.

Charles Baudelaire – Işıntılar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s